Menüler

ILISU BARAJI İLE TARİHİ MİRASIMIZ GELECEK NESİLLERE AKTARILIYOR ZEYNELBEY TÜRBESİ, ARTUKLU HAMAMI, İMAM ABDULLAH ZAVİYESİ… ŞİMDİ DE ORTA KAPI TAŞINIYOR

23.10.2018

İnsanoğlu tarih boyunca yerleşim yerlerini su kaynaklarına en kolay şekilde ulaşmalarına imkân tanıyacak noktalara kurmuşlardır. Akarsu boyları, göl kenarları, kıyılar yoğun olarak yerleşim birimlerine ev sahipliği yapmıştır. Teknik alandaki gelişmelerle su kaynaklarına yakın kesimlerin yerleşim alanı olarak belirlenmesi yönündeki zorunluluk günümüzde bulunmasa da halen büyük şehirler suyla iç içedir. Atalarımız gibi bizler de bolluk ve bereket getireceği düşüncesiyle yerleşimlerimizi suya yakın olarak konumlandırmışızdır.

Bu durum DSİ Genel Müdürlüğümüz tarafından geliştirilen projeler ile tarihi uygarlıklara ait yeraltı ve yer üstündeki kültürel varlıkların kesişmesine sebep olabilmektedir.

Esasen birçok baraj projemiz tarihi ve kültürel varlıkların gün ışığına çıkarılmasına vesile olmuştur. DSİ tarafından geliştirilen projeler,  1992 yılında Malta’da,  aralarında Türkiye’ nin de bulunduğu ülkelerce imzalanan “Avrupa Arkeolojik Kültür Mirasını Koruma Sözleşmesi” hükümlerinde yer alan “Bütünleşik Koruma” yaklaşımına göre değerlendirilmektedir. 

Ayrıca “Baraj Alanlarından Etkilenen Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunması”na dair Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından alınan İlke Kararları doğrultusunda, farklı bilim dallarından konularında uzman bilim insanlarının katılımı ile bilim komisyonları kurulmakta, söz konusu komisyonların verdiği kararlar doğrultusunda çalışmalar Genel Müdürlüğümüzce yürütülmektedir. 

Baraj göl sahası içerisinde kalan Tarihi ve Kültürel varlıklar çok disiplinli bir bakış acısıyla günün teknik imkânları izin verdiği ölçüde ya yerinde korunmakta ya da taşınarak müzelerde veya arkeopark alanlarında sergilenmektedir.



Genel Müdürlüğümüz tarafından Ilısu Barajı ve HES Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar bu konuda dünyaya örnek olacak niteliktedir. 

Bu taşıma işlemi ile birlikte, ülkemizin enerji arz ve gıda güvenliğinin temini bakımından büyük önem arz eden ve 11,6 Milyar TL’ye mal olacak Ilısu Barajı’nın tamamlanması ve tarihi varlıklarımızın korunması yönünde iki önemli adım atılmıştır Zira Ilısu Barajı ve HES, işletmeye alınmasıyla birlikte sadece üreteceği hidroelektrik enerji ile ülke ekonomisine yıllık 412 milyon ABD Doları katkı sağlayacaktır. 



Hasankeyf’te bulunan ve Ilısu Barajının göl alanından etkilenen kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılması maksadıyla ulusal ve uluslararası bilim insanlarından oluşan komisyonlar tarafından önemli çalışmalar gerçekleştirilmektedir.


Bu çalışmalar kapsamında baraj sularından etkilenmeyecek olan Yukarı Şehir de yeniden düzenlenerek bir açık hava müzesi haline getirilmektedir.


Bununla birlikte baraj göl alanından etkilenen Aşağı Şehir’de yer alan tarihi ve kültürel varlıklar ise bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde son derece titiz metotlarla ya yerinde korunmaktadır ya da taşınarak yeni yerlerinde konumlandırılmaktadır. 

Bu çerçevede ülkemizde bir ilk olan ve 540 yaşında olması itibariyle dünya ölçeğinde bütüncül olarak taşınan en eski tarihi yapı sayılan Zeynel Bey Türbesi’nin yeni yerine taşınması işlemi 12.05.2017 tarihinde başarıyla gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 1100 tonluk tarihi yapı taşıma işlemi boyunca hassas cihazlarla yapılan gözlemler neticesinde herhangi bir hasar almadan başarıyla yeni yerine taşınmıştır. Türbenin ardından taşıma tertibatı da dikkate alındığında yaklaşık 1 500 ton olan Artuklu Hamamı da  yeni yerine taşınmıştır. 

Ayrıca 800 ton ağırlığındaki İmam Abdullah türbesi ve 400 ton ağırlığındaki minaresi yeni yerlerine taşınmıştır.



ŞİMDİ DE SIRA ORTA KAPI DA
Ilısu Barajı göl alanında kalan ve 3 parça halinde  taşınacak olan Orta Kapı; Hasankeyf Antik kenti girişinde kaleye çıkış rampas üzerinde yer alan bu Anıt kapı, Hasankeyf sit alanında ayakta kalabilmiş Eyyübi dönemi mimarlığının önemli bir örneğini temsil etmektedir. Kapı konumunun güney cephesindeki açıklığının üzerinde yer alan tek sıra halinde yer alan kitabeden 1423 senesinde, Eyyübi döneminde Sultan Süleyman tarafından inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. 

TAŞIMA - KORUMA YAKLAŞIMI:

Orta Kapı 3 parça halinde  taşınacak ve Hasankeyf Yeni Yerleşkesinde yer alan Arkeoark Alanında tekrar birleştirilerek bütüncül olarak sergilenecektir.

YAPILAN İŞLER:

Orta kapı etrafında kot indirme ve kazı çalışmaları, çıkış ve varış yolları, Orta kapı ile bağlantılı kuzey doğu destek duvarının sökülerek taşınması, kapıyı taşıyacak olan 72 ton ağırlığında ki çelik taşıyıcı sistemin imalatı, 825 m2 büyüklüğündeki vinç kaldırma platfomu, 192 mt uzunluğunda ve 7 mt genişliğindeki betonarme taşıma yolu, geçici stok sahası ve vinç indirme platformunun imalatı gerçekleştirilmiştir.

 

NASIL TAŞINACAK?

Orta kapının taşınması ile ilgili uygulama projeleri Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanmıştır. Orta kapının  taşıyıcı çelik konstrüksiyon dahil toplam ağırlığı 409 ton olup 3 parça halinde  mevcut konumlarındaki başlangıç noktasından, 4 174 m mesafede ve 37,40 mt üst kottaki yeni konumuna taşınacaktır. Yolun maksimum eğimi %7,954 dür.


Orta kapı 12 akslı bir sistem halinde 3 parça halinde 191 mt aşağıda bulunan geçici stok sahasına 12 akslı bir SPMT sistemi ile taşınacaktır. Geçici stok sahasından nihai konumuna ise 24 akslı bir SPMT sistemi ile taşınacaktır.


Orta kapının yanısıra; Er - Rızk Camii,  Kızlar (Eyyubi) Camii, Koç Camii ve Süleyman Han Camii de taşıma-koruma yaklaşımı içinde ele alınacak diğer eserlerdendir. 


DSİ Genel Müdürlüğümüz bir yandan sorumluluğunun gereği olarak ülkemiz su kaynaklarının geliştirilmesi yönünde mesai harcamakta diğer taraftan da tarihi ve kültürel  varlıklarımızın korunması hususunda son derece titiz çalışmalar sürdürmektedir. Suyumuzu ve tarihimizi birlikte korumak yönündeki kararlılığımız teknik alandaki gelişmeler ile birlikte her geçen gün daha da artmaktadır.

     Ilısu Barajı göl alanında kalan ve 3 parça halinde  taşınmış olan ve Hasankeyf Antik kenti girişinde kaleye çıkış rampası üzerinde yer alan bu Anıt kapı, Hasankeyf sit alanında ayakta kalabilmiş Eyyübi dönemi mimarlığının önemli bir örneğini temsil etmektedir. Kapı konumunun güney cephesindeki açıklığının üzerinde yer alan tek sıra halinde yer alan kitabeden 1423 senesinde, Eyyübi döneminde Sultan Süleyman tarafından inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. 

     Ilısu Baraj Gölü altında kalacak Orta Kapının, sudan olumsuz etkilenmemesi ve gelecek nesillere tarihimizin aktarılması amacıyla Hasankeyf Yeni Yerleşkesinde yer alan Arkeopark alanına üç parça  halinde taşınmış olup yeni yerinde bütüncül olarak sergilenecektir. 
4.174,00 metre uzunluğunda yapımı tamamlanan taşıma yolundan Hasankeyf Yeni Yerleşkesinde yer alan Arkeopark Alanına taşınmıştır. 
     Orta kapı’nın ilk parçası 16.10.2018 günü kaldırılmış ve 198 mt ötedeki geçici stok sahasına taşınmıştır. 17.10.2018 günü orta parçanın da stok sahasına taşınmasını müteakip 18.10.2018 günü son parçası Hasankeyf Yeni Yerleşkesinde yer alan Arkeopark Alanına taşınmıştır. 
     21.10.2018 günü en alt parçanın nihai konumuna yerleştirilmesini müteakip aynı gün orta parça geçici stok sahasından alınarak nihai konumuna taşınmış ve yerleştirilmiştir. 22.10.2018 günü öğleden önce son parça nihai konumuna taşınmış ve aynı gün içinde yeni konumuna yerleştirilerek taşıma çalışmaları tamamlanmıştır. 
     Restorasyon ve onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından Orta kapı Hasankeyf Yeni Yerleşkesinde yer alan Arkeopark Alanında yeni konumunda ziyarete açılacaktır.